7 Şubat 2008 Perşembe

9 Ocak 2008 Çarşamba

Tayland üzerine notlar

  • Tayland adeta bir "gülüşler" ülkesi; insanlar hep gülümsüyor ama belki bu yüzden iyi niyetlilerle kötü niyetlileri ayırd etmeniz zorlaşıyor.
  • Kadınlar çöpçülük yapıyor, inşaatlarda bile çalışıyorlar.
  • Tuktukçular mütemadiyen sizi anlaşmalı oldukları ve sizi götürürlerse komisyon alacakları yerlere sürüklemeye çalışıyorlar.(Bangkok'da) Kanmayınız, ilgilenmiyorum deyip geçiniz. Yanınızda karınız olsa bile sizi sex showlara götürmeyi önerebilirler.
  • Tayland'da "taharet musluğu" denen şey yok, onun yerine klozete bağlı basınçlı bir duş başlığı bulunuyor. Daha primitif yerlerde ise kocaman su dolu bir kova ve içinde ufak bir tas var. Bizim alaturka tuvaletlere çok benzeyen ama tam tersi olarak yerden yüksek, üzerine tünediğiniz platformlar var.
  • Siparişinizi iptal mi ettiniz. Hiç şansınız yok, anlamıyorlar, hepsini yemek durumunda kalıyorsunuz.
  • Menüde olmayan birşey sipariş etmek isteniz.Kahvaltıdaki 2 dilim ekmek sizi kesmedi, 1 dilim ekmek daha istiyorsunuz, ya da muzlu krep yiyeceksiniz,üzerine de azıcık dondurma istiyorsunuz. İlave 1 dilim ekmeğiniz menüde yer aldığı haliyle yani 2 dilim tost ekmeği,1 minik çilek reçeli,1 minik tereyağ olarak gelir, parası ayrıca kesilir. Muzlu krebinizi alır dondurmanızı da ayrı olarak sipariş edersiniz. Menünün dışına asla çıkmazlar.
  • Dert yok tasa yok demiştik ya...İnsanlar gerçekten süper rahat. Bir restorana,bara gittiniz değil mi. Normal olarak yemeğiniz içkiniz bittikten sonra alıp götürmelerini masayı da şöyle güzelce silmelerini beklersiniz. Yok anacım ööle saatlerce duruyo sofra, umurlarında değil...Masalarda bira şişesi tepecikleri oluşuyo artık. İş başa düşüyo, paşa paşa kültablalarınızı boşaltıyor, boşlarınızı götürüyorsunuz...:)
  • En basit yerlerde de yemek yedik, süper lüks tatil köylerinde de...Ama hiçbirinde servis yaparken peçete getirilmiyor. Bazen masalarda peçetelikler olsa da o kadar inceler ki 20 tanesini birarada kullanıp ağzınızı silebiliyorsunuz. Tayland'a giderken yanınızda bol bol antibakteriyel ıslak mendil, kolonyalı mendil, selpak götürün.
  • Sebzeleri genellikle yıkamıyorlar, sadece soyuyorlar. Gitmeden önce mutlaka Tetenoz,Hepatit aşılarınızı olun. Yanınıza bolca ilaç alın. Farklı soslu, bol acılı yemeklere alışık değilseniz midenizi bozmanız olası...
  • İlaçları taneyle ya da kullanacağınız kadar satıyorlar.
  • Bayanların rahiplere dokunması, küçük çocukların başını okşamak ve ayağınızı birinin başına doğru uzatmak hoş karşılanmıyor. Baş vücudun en kutsal noktası sayılıyor.
  • Adalarda işyerlerine giderken ayakkabılar çıkartılıyor. Turistler de paşa paşa çıkarıyo abicim, bizim İngilizler yaygarayı koparır valla...
  • Birşey satın aldığınızda ya da hesabı ödediğinizde "Wai" adı verilen hareketle ellerini kavuşturarak size minnetlerini gösteriyolar. Bu filmlerde gördüğümüz karatecilerin maçtan önce yüzleri birbirine dönük birbirlerini selamlamalarına benziyor:P
  • Tuvaletlerinde ciddi bir tesviye sorunu sözkonusu. Zemin gidere doğru meyillendirilmemiş, su ortada toplanıyor. Ayrıca ortalıkta sabun mabun yok...
  • Büyük şehirlerde evlerin çoğunda mutfak bile yok. Herkes yemeğini dışarıda yiyor.
  • Adalarda hindistan cevizi ağaçlarına dikkat! Her yıl kafasına hindistan cevizi düştüğü için hayatını kaybeden pek çok insan var. Paaat diye bir ses geliyor, kacaman bir hindistan cevizi yerde...
  • Genellikle süt ve süt ürünleri tüketmiyorlar. Kuzu eti de ithal olduğu için pahalı.
  • "Beyaz" olmak onlar için bir statü göstergesi. Marketlerde beyazlatıcı ve güneşe karşı korumalı ürünler yok satıyor. Güneşli, harika bir günde şemsiyeyle dolanabiliyorlar. Renginiz koyuysa bu sizin fiziksel işçi vs olduğunuzu belli ediyor...Ama adalardakilerin umrunda değil valla böyle bişe, gayet Arap gibi yanmış, takılıyo abiler...
  • Üstsüz güneşlenmek, iç kısımlarda cıbıl cıbıl dolanmak hoş karşılanmıyor. Güneydeki adaların nüfusunun çoğunluğunun Müslüman olmasından dolayı belki de...

2 Ocak 2008 Çarşamba

Tatil bitti mi yaaa:(



Back in town...Sunthing İstanbul'dan bildiriyor. Sağ salim yurda döndük... Cuma aksamı eve doğru yola koyulacağız.
En son yazdığımda Lanta'daki son günümüzdü. Son gün (26.12.07) Cantalarımızı hazırlayıp son kez denize girdik. Harika ve sıcacıktı deniz, bulutlarsa gideceğimiz icin ağlıyorlardı...Ardından aksam serefımıze verilen hoşçakal yemeginde tüm tayfayla bulustuk, adresler, telefonlar alındı verildi. Nehir, ben, Ay motorlara atlayıp hoooop sahildeki Job 2 Do konserine gittik.

Tayland'da en keyif aldığımız gecelerden biriydi doğrusu. (Türkçe karakter kullanabilmek ne güzelmişşş!) Süper eğlendik,dans ettik, amcalar çok tatlı çaldılar,videolarını daha sonra ekleyeceğim. Ertesi sabah Trang'a doğru yola çıktık. Akşamüstü 5'de Bangkok'a doğru trene binecektik. Kalkış saatine 1-2 saat kala Trang'daydık, biraz etrafta dolanıp yemek yedik, Trang da oldukça büyük bir şehirmiş ama gezmek için çok zamanımız olmadı. Trene bindik, bu kez 2. sınıf bilet almıştık ve 2. sınıf yataklı vagonlar bu trende kadın erkek ayrı ayrı olduğundan yataksız bilet alabildik. Başlangıçta herşey yolundaydı ama sabaha karşı uyandığımda ormanın ortasında duruyor olduğumuzu gördüm, tren arızalanmıştı ve tam 5 saat ormanda mahsur kaldık. Sonunda 22 saat sonra Bangkok'daydık. O gece yine son bir parti Suannum Night Bazaar yapıp ertesi günü de Siam Square civarında geçirdik, biyerlere gitmeye o kadar üşendik ki ne Wat Pu Tapınağına ne de sarayın içini gezmeye gidebildik.Böylece Tayland'a yeniden gelebilme nedenlerimiz artıyor. Zaten bu seyahatin asıl amacı işi gücü stresi ardımızda bırakıp nefes alabilmekti ki bunu fazlasıyla başardık.
30.12.07'de sabah uçağa bindik,7 saatlik uçuştan sonra Bahreyn'deydik. Bahreyn'de servisle otelimize gittik. Otel deniz manzaralı ve süper lüks bi oteldi ama yorgunluktan öldüğüm için birkaç saatlik gezintiden sonra baygın düşmüşüm, ertesi sabah da 4 saatlik yolculuğun ardından İstanbul'a vardık ve partiden partiye koşup yeni yılı kutladık. Eve döndüğümde yeniden yazacağım, görüşmek üzere...

25 Aralık 2007 Salı

Donuse dogru...

Gecen yazimi laptopta yazmis ama bir turlu firsat bulup internet cafeye gidip yayinlayamamistim. Sonunda basardim :) Bugun Lanta`daki son gunumuz, donus huznu yavas yavas kendini hissettirmeye basladi:( Lanta`ya, cocuklara o kadar alistik ki gercekten onlari ve burada olmayi ozleyecegiz... Dun harika bir gundu. Ay Emre`yle dalisa gitti, cok keyifli zaman gecirmisler. Ben de yemek kursuna gittim ve coook eglendimmmm :) 5 Cesit yemek yapmayi ogrendim, hepsinden azar azar tadip-zaten yaparken doydum:p-geri kalanini eve getirdim, cocuklarla birlikte yedik.

Öğretmenim "Moon" :)

Kursta 6 kisiydik, hatta uzun sure ingilizce konustugum biri(en sağdaki) Mesut isminde Almanya`da yasayan Turk bi cocuk cikti, cok gulduk...



Malzemelerin hepsini Tr`de bulmam zor olsa da donuste deneyecegim ogrendiklerimi... Aksam da Funky Fish`de Christmas partisi ve Bangkok`dan gelen bir grubun konseri vardi, eglence neredeyse sabaha kadar surdu ve su ana dek en cok eglendigim gecelerden biriydi dogrusu...
Bu Rod; Funky Fish restoranın ve kaldığımız bungalovların sahibi. Bazı günler sürekli dans edip maymunluklar yapan bazı günlerse merhaba dediğinde suratına bile bakmayan acaip bi eleman :)
Herkes maymun oldu, ben de cok guldum ;) Bu gece job 2 do konseri var,fiyuuuuuu!!!!Dun amcamlarla konusmustum,Phuket`te onlarin teknenin neredeyse onunde caliyorlardi, icim gitmisti ama bu gece de buradalar iste hihih yasasin :) Bu gece son gecemiz oldugu icin cocuklarla Saladan kasabasinda Pierre boyunda-bu ismi de ben taktim herkes benimsedi eheh-bir seafood yemegi partisi yapmayi planliyoruz. Oradan da konsere... Sabah 11.30`da yola koyulacagiz uhuhuhuh...
Herkese sevgiler!
Bolca isik!

Sawadee Kaa!

Sonunda tum bu guzellige bir ara verip yazma firsati bulabildim.Tatil o kadar guzel geciyor ki sanki cok uzun zamandir buralarda gibiyiz. En basa donersek Istanbul`da oncelikle Bahreyn`e gitmek uzere ucaga binmeden once Ay`in Cennet`ten sima olarak tanidigi dalgic Tolga ve arkadasi Emre ile tanistik. Onlar da Bangkok`a gidiyorlardi. Ustelik bizim de tatilimizin buyuk cogunlugunu gecirecegimiz Ko Lanta adasina…Tolga birkac sezon orada calistigi icin ondan pek cok bilgi alma sansimiz oldu. Emre`de bizim gibi ilk kez Tayland`a gidiyordu ve o da Lanta`da dalis egitmenligi yapabilmeyi umuyordu. Bahreyn`e yolculugumuz yaklasik 3 saat 15 dakika surdu. Disarida bulutlardan bir deniz ve harika bir kizillik vardi.Dalaman`dan Istanbul`a kadar ucarken bile son derece gerilen ben, kendimi ucakta umdugumdan daha iyi hissettim.Sadece mutemadiyen ellerim terliyor ve tuvalete gidemiyorum :p Ekranda birkac dizi yayinladilar ama her zamanki gibi ya ses sisteminde ya kulakliklarda sorun var.Ucakta bizimle birlikte Tayland`a giden buyuk bir Turk isadami grubu vardi ki cogunun ne niyetle gittigi konusmalarindan duydugumuz kadariyla asikardi.Bahreyn`de 1 saat kaldik,buladildigimiz tek barda konuslanip birer bira icip lafladik. Lanta`da cocuklarla bulusabilmek icin iletisim bilgilerini aldik.Bangkok`a ucus ise bitmek bilmedi ve Ay nikotinsizlikten patlayacak hale geldi, tek kelime etmeye korkuyorum. Cok Uykumuz geldi ama uyuyamadik bir turlu.Acaip bir hal…2 Tane film izledik.

04.12.07-Sabah 7 gibi Bangkok`taydik. Bagajlarimizi alip cocuklarla bulustuk,bir miktar para bozdurduk. Hava sicak ama katlanilmaz degil. Cocuklardan sehre giden otobuslerin kalktigi duragi ogrenerek onlardan ayrildik. Taksiyle 900 baht gibi bir rakama sehre gidebilecekken otobusle kisi basi 150 baht odeyerek kalacagimiz otele cok yakin olan MBK alisveris merkezi`nin onunde otobusten indik. Bu arada hava alanindan yol bir saatten fazla surdu ve gozlerim artik uykusuzluktan deli gibi acimaya baslamisti.Daha once internetten odamizi ayirttirdigim Reno Hotel`I kolayca bulduk. Oteli hem cok merkezi hem de guvenli bir yerde bulundugu ve daha once Tayland`a defalarca gelen ailem onerdigi icin tercih etmistik.1 Gecelik kalis fiyati kahvalti dahil 1180 baht. (1 baht: yaklasik 4 YTL) Odamiza yerlesip, dus alip 5 saat kadar uyuduk. Aksamustu uyanip triportor dedigimiz 3 tekerlekli tuktuk adi verilen aracla(100 baht) Surathani`ye tren bileti almak uzere tren istasyonuna gittik.
Bilet gisesindeki amca ingilizce bilmedigi icin ve yatakli vagonlardaki sinif ayriminin acilimini haliyle yapamadigindan riske atmayip ikimiz icin toplam 2478 baht odeyerek 1. sinif yatakli vagon biletimizi aldik. MBK Center`a donerek birseyler yedik, biraz turladik. Burasi 7 katli bir alisveris merkezi ve envai cesit yemeginden giysiye,kuyumcudan kuafore,sinemadan mobilya,elektronik magazalarina kadar herseyi bulmaniz ve kendinizi kaybedip saatlerinizi degil gunlerinizi burada alisveris cilginligiyla gecirmeniz mumkun...

05.12.07- Reno Hotel`in cafesinde kahvalti ettik. American Breakfast ve Continental Breakfast seklinde 2 seceneginiz var genellikle Tayland`da. 2 dilim tost ekmegi,minik recel ve tereyag,omlet ya da yumurta,ufak bir meyva tabagi,cay ya da kahveden olusuyor. Tabi ki dunya uzerinde en sevdigim birkac yiyecekten biri olan peynirsizlik fena koydu acikcasi.Sonraki gunlerde marketlerde bulunan dandik chedarlardan alarak olayi cozduk tabi…Gouda,Rokfor ve Chedar marketlerde 160-180 baht gibi bir rakama bulunabiliyor. Onceki gun toplam 1400 baht odeyerek kanal turu satin almistik ve oglene dogru gelip bizi otelimizdan aldilar. Tur keyifliydi, sehirde bulunan su kanallarinin arasindan Long Tail Speed Boat adi verilen kictan takmali uzun bir saftin sonunda irice bir pervanenin yer aldigi ahsap teknelerle ilerliyorsunuz.

Cesitli tapinaklarin ve kaziklar uzerinda bulunan evlerin onunden geciyorsunuz. Bu evlerden bazilari gecekondu gibi,bakimsiz,eski pusku ama bazilari gercekten cok tatli.

Turun sonlarina dogru bir masada envai cesit meyva tabagi yapmislar,hepsini size tanitiyorlar sonra da tatlarina bakiyorsunuz. Cogu acaip ve tatsiz geliyor ama bir onceki gun marketten alip cope attigimiz ne udugu belirsiz dandik meyvelerden sonra en azindan neyi sevebilecegimizi biliyoruz.
Bolca fotograf cektik ve tapinaklarin onunda bulunan kocaman Catfish`lere ekmek attik.Baliklar en azindan 4-5 kilo vardi ve onlari beslemenin iyi sans getirecegine inaniyorlarmis.

Ayrica Tayland`da iyi Ingilizce bilen Thai bulmak gercekten guc ve rehberlerimizin bile ne dediklerini yarim yamalak,guc bela anlayabiliyoruz. Ingiliz Dili Edebiyati okumus olan cevirmen esim icin onlarla anlasabilmek ayri bir izdirap oluyor cunku ne onun duzgun cumlelerini onlar anlayabiliyor ne de o onlarin Tarzanca ingilizcesini anlayabiliyor;eh bu noktada ben devreye giriyor ve cevirmenliklerini yapiyorum. Bundan sonra ingilizcemizi olabildiginca basitlesiyor bir taraftan da Ingilizcemiz donunce bozulacak diye korkuyoruz ...
Kanal turumuzu yaptiktan sonra Kral`in dogumgunu torenlerini izlemek icin Grand Palace`a gitmeye karar verdik. Taxi Boat`a binip sarayin yakinlarinda tekneden indik. Kiyida Pazar kurulmustu ve gayet antihijyenik bir ortamda’agir kokular arasinda yagda belirsiz yiyecekler kizartiliyor ve yeniyordu.


Minik bir hindistan cevizi alip suyunu ictim, cok lezizdi. Ardindan sise dizilmis devasa izgara karidesleri gorup 2 sis alip afiyetle yedik. Pazardan cikip sokak saticilarina bakiniyor bir yandan da saraya dogru ilerliyorduk.Uzerinde kralin sembolu bulunan sari tisortleriyle etrafimizda yuzlerce insan vardi,yine de rahatca ilerleyebiliyorduk. Bir sure sonra etraf o kadar kalabaliklasti ki ne ileri ne geri gidemeyecek hale geldik.
Tiklim tiklimdi,binlerce kisinin arasinda sikisip kalmistik,ter icindeydik ve ben paralarimizi caldiracagiz diye yusuf yusuftum,geldigimize de inanilmaz pismandim...Hayatimin en daraltici anlarindan biriydi.

Sonunda sol tarafta bir kitapci dukkani bulduk ve vitrininin onunde bulunan yukseltiye cikip sigindik. Bu daha da daraltici olacak birkac saatin baslangiciydi ama en azindan insanlardan 50-60 cm yukarida kalabaliktan biraz olsun siyrilip nefes alabilmistik. Sansa bakin ki sigindigimiz kitapci dukkani sarayin tam karsisindaydi, boylece Kral disari ciktiginda ilk goren biz olacaktik. Tam 2 saat orada, o camekanin onunde mahsur kaldik ve yanimiza tirmanan kral hayranlarindan dolayi guclukle ayakta duruyorduk. Bu arada bandolar,okullar ve cesitli topluluklar caddeden gecis yapiyor halk ise buyuk bir heyecanla kralin sarayin kapisindan cikisini ve dogumgununu kutlamayi bekliyordu. Kral Taylandlilarin istisnasiz hepsinin taptigi bir insan cunku bugun 80 yasina basan Kral tahtta bulundugu 60 sene boyunca yan gelip yatip keyif catmadan ulkesi ve insanlari icin calismis ve hayat standardini yukseltmis. Sonunda Kralin arabasi sarayin onunde gorundu,arka cam indi, kral ve kralice gorundu. Kral halka el sallarken tum halk cigliklar icinde sevincle bagiriyor ve Kralin dogumgununu kutluyordu. Tum bu anlari kameramizla belgeledik tabi! Ardindan caddedeki kalabalik rahatladi ve cok uzun sure sonra bos bir tuktuk bulabilmak suretiyle(Grand Palace yakinlarindan Suannum`a tuktuk: 200 baht) Suannum adi verilen gece pazarina dogru yola ciktik.Burasi da envai cesit giysiyi,takiyi,saati ve hediyelik esyayi bulabileceginiz magazalardan olusan ve yalnizca geceleri acilan bir Pazar. Bu arada etrafta pek cok bar ve restoran var ve ayrica bir yerde kocaman bir canli muzik sahnesi bulunuyor.Sahnenin etrafinda bulunan minik restoranlardan yemeginizi aliyor ve ortadaki masalarda oturup yiyorsunuz. O gece kralin dogumgunu oldugu icin mekanda bira satisi yoktu, Ay ise bira diye sayikliyordu.Bunun uzerine bir bulusma yeri belirleyerek birbirimizden ayrildik. Daha sonra bir miktar alisveris deliligi yasayarak Ay`la bulustum.(Tr`de uzakdogudan gelme giysiler satan magazalardan en az 50-60 YTL odeyip alabileceginiz o muhtesem etekler,elbiseler burada 200-250 baht-yani 8-10 YTL gibi bir fiyata satin alinabiliyor sayin hatunlar!)Biraz da onunla bakindiktan sonra otelimize geri donduk. (otele donus\tuktuk:150 baht) Tuktukcularla her seferinde pazarlik yapiyorsunuz bu arada, artik kaca ayarlayabilirsiniz…Unuttugum bir ayrinti esnafla ve saticilarla da her daim pazarlik yapiyorsunuz,basta bi utaniyorsunuz ama sonra oluyor. Alacaginiz her neyse sonunda onu yari fiyatina hatta daha da asagisina alabilmeniz gayet olasi…
06.12.07-19.30`da Surathani`ye giden trene binecegimiz ve biraz da saga sola gitmeye usendigimiz icin otelin yakinlarinda takilmaya karar verdik. Reno Café`de kahvalti ettikten sonra kendimizi MBK`ya attik.Birbirimizden ayrioldik.Ben kuafore gidip saclarimi kestirdim.(280 baht=fon+kesim) Bu arada kuafor hatunla konusurken Thai kizlarinin saclarinin nasil her daim fonlu gibi ve bakimli oldugunu ogrendim. Isin sirri sac duzlestirme. Bizde bu islemi genellikle kivircik sacli bayanlar yaptirirken burada saci dumduz olanlar da duzgun gorunmesi icin bu islemi yaptiriyor.(1700 baht) Benim sacim da Thailer gibi uzun ve dumduz oldugu icin abla illa duzlestirelim sacini 1 yil gider fon mon istemez diye tutturdu ama emin olamadim dogrusu…Ama donuste sacima piriltili golge yaptirmayi planliyorum.(Bu arada beni surekli Thai zannediyorlar gozler filan cekik, saclarim da koyu renk oldugu icin herhalde) Turkiye`de henuz patlamamis-yani sanirim-birseyi burada gordum. Kizlar saclarina rengarenk simli golge yaptiriyor.Kirmizi,yesil,mor,altin,gumus rengi,ne isterseniz…(500 baht) Bu arada bu kadar teferruatli ve herseyi fiyatlariyla yazmamin sebebi biz dondukten 10 gun sonra buraya gelecek kankalarimiz Hasan ve Yesim`e fikir vermek ve etrafimizda buralara gelmek isteyen ve merak icinde olan bir suru insan olmasi…
Yine saatler suren bir MBK faslindan sonra MBK`nin zemin katinda bulunan marketten trende yemek uzere muz,peynir,ekmek,cips,su vs gibi seyler aliyoruz cunku aksamustu trene binip ertesi sabah Surathani`de olacagiz. Trende yemekli vagon var midir,varsa yemeklerin yenilebilitesi var midir mechul cunku… Alisveristen sonra otelin bulundugu caddeye donuyoruz,Ay karsidaki masajcida masaj yaptiriyor, ben se daha sonra masaj olayina girmeyi tercih ediyorum. Ardindan esyalarimizi toplayip tren istasyonuna gidiyoruz. (Tuktuk:100 baht) 1. sinif bilet aldigimiz yatakli vagonlar super dandik;bizim Pamukkale ekspresi bunun yaninda saray gibi valla…2 Siniftakilere de bir goz atiyoruz.Altli ustlu ranza seklinde yataklar var,yataginiza yatip perdeyi cekiyorsunuz. Cok da kotu gorunmuyor. Trende birsuru backpacker var, birkac tanesiyle muabbet ediyoruz, bir sure yemekli vagonda oturup odamiza geri donuyoruz. Sabah 08.30 gibi Surathani`deyiz. Trenin hemen yanindan kalkan otobuslerle once Surathani`ye ardindan Krabi`ye gittik.(Kisi basi 200 baht) Krabi`den dolmusla Ao Nang adli sahil kasabasina gectik.(Kisi basi 100 baht) Hasan ve Yesim; saniriz Krabi`den de Railay Beach`e longtail kalkiyor. Ao Nang`a gitmek yerine onu da arastirabilirsiniz. Ao Nang`da para bozdurma
+ihtiyac ve ananas molasinin ardindan Longtail adi verilen teknelerle Railay Beach West sahiline yanastik.(100er baht)

Burasi karadan ulasimi olmayan bir yarimada ve Railay Beach West, Railay Beach East seklinde 2 taraftan olusuyor. Railay West`te daha ziyade tatil koyleri ve restoran\barlar bulunuyor,sahili de gayet guzel,denizi harika.


Railay West`in sol tarafinda TonSai adi verilen ufak bir sahil daha var. Denizi ve sahili dandik olmasina ragmen sanirim ortami icin tercih ediliyor. Orada da bir suru bungalov var. Biz West sahilindan 10 dakikada arka tarafa yani Railay East`e yuruduk. Babamlarin tavsiye ettigi Yaya Resort`a baktik ama butun odalari doluydu,sadece 1500 bahtliklar kalmisti. Tabi ki yurumeye devam ettik. Dogu tarafinin sol yamaclarinda bulunan Cabana adli bungalovlara gittik. 2 Ayri secenegimiz vardi.450 baht`a da bungalov vardi ama biz daha derli toplu olan 700 bahtlik bungalovu sectik. 2 Gece Cabana`da kaldik.


Bu arada Railay beach`de nufusun %70`i-80`i musluman…Turkiye`den fazla insan gelmedigi icin oldukca sasiriyor ve musluman oldugumuzu duyunca ilgileniyorlar. Bira ictigimizi gorunce e nasi oluyo da oluyo diyolar,eh biz cok kati degiliz diyoruz ama mesai bitiminde biz de o garsonlari barlarda bira icerken goruyoruz mesela:p Galatasaray`i Besiktas`i filan da biliyorlar gayet…Buradaki barlarda Pink Floyd,Doors,Bob Marley falan caliniyor genellikle.Kraldan sonra en cok sevildigini dusundugum kisi Bob Marley (Adalar icin gecerli) Resmen adamlarin idolu.Butun barlarda onun resimleri yapilmis duvara,hepsinin ustunde Bob Marley`li Jamaika bayrakli giysiler.Etrafta onlarca rastali Thai abi var. Bolca bi `rastayim rasta,kizlar bana hasta` hadisesi soz konusu sanirim. Hatta rastaliysaniz belese icebilirsiniz de ilk ickinizi…Bilgeee tam senlik olm burasi eheheh! Bu arada Tayland`da uyusturucuyla ilgili sonu olum cezasina kadar varan ciddi yaptirimlar olmasina ragmen Railey`de barmenlerin gayet rahat joint icip etraflarindaki musterilerine de ikram ettigine sahit olduk gayet…Eh Bob Marley sevdasinin bir nedeni de bu olsa gerek…Bu arada gittigimiz Gecko Barda inanilmaz tatli bir canli muzik yapiliyor.Reggea\Ska caliyorlar ortama uygun olarak…Daha once dolmus soforunun de dinledigi ve bayildigim o sarkiyi pek cok yerden sonra bardaki grubun da caldigini goruyorum ve barmene gidip grubun adini bana yazmasini rica ediyorum.Grubun adi Job to do ve internetten bulabilirseniz dinleyin derim. Su an Tayland`da cok tutuluyor;ben de gidip ilk firsatta albumlerini aldim. Gelelim icki hadisesine.Alkol son derece ucuz. Kucuk bira barlarda50-60 baht,buyuk bira ise 100-120 baht arasinda degisiyor.Iki tane cok tutulan bira markasi var; Singha ve Chang. Singha biraz daha pahali ama daha cok tutuluyor. Bunlarin disinda yabanci bira olarak Heineken bulabilirsiniz bir tek…En pahali kokteyller 150 baht yani 4-4.5 YTL civari…Buckettlara ise daha sonra deginecegim.
Railey East tarafi son derece bataklik ve denize girmek mumkun degil. Ayrica her gun sahillerde bir gel git durumu soz konusu. Denize girmek icin West sahiline gecmeniz ya da East`in sag tarafina yuruyup yolun bittigi yerde saga donerek patikayi izlemeniz ve cennetin obur adi olan Pranang beach`e gitmeniz gerekiyor. Burasi su ana dek gordugum en buyulu ve en harika kumsallardan biri.



Penis Tanrısının mağarası:P
Ayaginizin altindaki kumlar bembeyaz ve un gibi,yururken bile inanilmaz hissediyorsunuz…Deniz dupduru ve zumrut rengi…Sanki baska bir dunyadasiniz.Ne kalabaliklar,ne gurultulu cafeler barlar var burada…Sadece gokyuzu,sadece deniz…Bi de penis tanrisinin evi hahaha! Pranang beach`de giriste,hemen sol tarafta magaramsi bir yerde bir sunak, tutsuler ve dev penis heykelleri goreceksiniz.Burasi penis tanrisinin evi…Uzun bir efsanesi var, simdi anlatamayacagim ama balikcilar denize acilmadan once buraya gelir bereketli bir sefer icin dua ederlermis. Pranang Beach`de sadece cok luks bir tatil koyu var ama dogal dokuyu hic bozmadigi gibi hickimse gelip yasak hemserim burdan denize girilmez seklinde sizi rahatsiz etmiyor.Coook param olsa gelip de kalacagim yer kesinlikle orasi olurdu. Ah ahh kalbim Pranang`da kaldi.
Bu arada Railay ozellikle kaya tirmanicilarin tercih ettigi bir bolge cunku inanilmaz kaya olusumlari var. Kumsalda pek cok kaya tirmanis okulu bulunuyor.
Bir gun Railey`den gunluk tur satin alip speed botla Phi Phi Islands`a gittik.(Kisi basi 1500 baht) Cok gusel adalar ve kumsallar var.


Snorkelling yaptik, rengarenk baliklarla yuzduk, Leonardo di Caprio`lu Kumsal filminin cekildigi Maya Beach`e gittik,harbiden nefis biryerdi…. Daha sonra ilgili yerlere ilgili fotolari ekleyecegim.




3. gecemizde daha once dolu olan Yaya Resort`da 600 bahta yer bulduk ve tasindik cunku ertesi sabah Ko Lanta`ya gitmek icin feribota binecektik ve sirt cantalariyla Cabana`dan yurumek zor olacakti sabah sabah…



10.12.07- 2,5 Saatlik yolculuktan sonra Ko Lanta`ya ulastik.

Pierre`den(rihtimdan) 150 bahta tuktukcuyla anlasarak Long Beach( Diger adiyla Pra Ae Beach) e ve kalacagimiz yer olan LD(Sandy Beach) Bungalows`a ulastik. Tam resepsiyona varmistik ki amcam aradi. Katamaranla dunya turu yapan amcam ve Taylandli esi de birkac gun once bizimle bulusmak icin Malezya`dan Tayland`a Ko Lanta`ya gecmislerdi. Zaten kalacagimiz yeri de onlar ayarlamisti.
(Bu arada Tayland`a geldigimiz ilk gun kendimize birer Thai telefon numarasi almistik. 1 2 Call adi verilen bu hatlara sim kart(300 kontor yuklu)+300er ekstra kontor alarak toplam 1398 baht odedik.Burada odediginiz kadar kontor aliyorsunuz yani 100 kontor alirsaniz 100 baht oduyorsunuz…Turkiye`yle direk konusmak mesaj atmaktan daha ucuza geliyor, rahatca konusabiliyoruz herkesle…)
Amcamlar tekneyi tam kaldigimiz yerin onune demirlemislerdi.Opusup koklasip teknede biraz hasret giderdik. Dunyanin obur ucunda gorusmek acaipti gercekten... Biraz denize girdik ki su sicacik,berrak ve hemen derinlesmiyor. Long Beach 4-5 kilometre uzunlugunda ve buranin en uzun ve en guzel sahili…Bungalovumuz denizin hemen onunde,hindistan cevizi agaclarinin altinda, onundeki verandada kocaman bir hamagimiz var ve gecelik 600 baht oduyoruz. Ilk gece amcamlarla birlikte harika bir yemek yedik.Damak tadimizi bilen Taylandli yengem Kian yemek secimimizi yaptigi icin hersey son derece lezizdi. Onun yaptigi Thai yemeklerine asina olan ve bayilan ben bile daha once bazi yerlerde siparis ettigim yemekleri yiyememistim dogrusu...Eksili ve acili olan yemekler damak tadimiza gayet uygunken gereksizce tatli ya da tatli eksili soslu yemekler bizi pek acmadi…Favorilerim Tom Yam`lar (karidesli ya da karisik deniz urunlu eksili corbalar), beefli chickenli sebzeli noodlelar,oyster soslu sebze ya da beef,eksili acili salatalari ve kizarmis pilavlari…O devasa king prawnlardan, midyeli,kalamarli,balikli,istiridyeli sofralardan hic bahsetmiyorum bile…

Boyle bir sofradan 2 kisi 850-1000 baht yani maksimum 40 ytl odeyerek kalkabilirsiniz.(Ickiler dahil) Bu arada favori iceceklerim de Shakeler,ozellikle de watermelon yani karpuz shake…Smoothie makinasinda bol buzla yapiyorlar ki donuste bir smoothie makinasi olmak farz oldu…Coconut, Pineapple,mango,banana envai cesit meyveyle yaptiklari gibi bazi karisimlari da harika oluyor. Yalniz portakal sulari dandik,tadi bir acaip…Ayni sekilde birsuru degisik Ice Coffee de yapiyorlar,tadilasi…Kizarmis muz ve dondurma ya da kizarmis dondurma da denenmesi gereken tatlilardan…
Amcalarla yenilen yemekten sonra onlar tekneyle aciga dogru gidiyorlar; biz de yakinlarda gordugumuz Klapa Klum bara gidiyoruz. Bir sure sonra yan masadan gelen Turkce sesleri isitip merhaba diyoruz. Amsterdam`da yasayan bankaci 3 Turk cocuk var masada,onlar da sasiriyorlar. Onlari da masamiza davet ediyoruz, keyifli bir muabbetten sonra daha once gelecegimizi haber verdigimiz dalgic arkadaslarimiz Tolga ve Emre ariyor. Tolgalarin kaldigi bungalov bizim kaldigimiz yere 5 dakika uzaklikta.Biraz da onlarla oturduktan sonra geceyi noktaliyoruz.
11.12.07 Amcamlar motor kiralamislardi ama amcamin bir gemicilik dergisine yazi yazmasi gerekiyordu dolayisiyla motor bize kaldi. Burada trafik soldan isliyor;basta biraz ters geldi tabi ama alistik. Motorla Saladan kasabasina gittik,biraz para bozdurup (Yanimiza dolar aldik,gerektikce bozduruyoruz) kasabayi kesfettik.Ilerleyen gunlerde ise butun toptancilari;ucuz yemek ve deniz urunu alabilecegimiz yerleri ogrenmistik. Karidesin kilosu 200 baht mesela yani sadece 7,5-8 ytl. O gece de amcamlarla Funky Fish Restoran`da yemek yiyip sohbet ettik. Onlar ertesi sabah Phuket`e gitmek icin yola cikacaklarindan tekrar gorusmek uzere vedalastik. Fakat biz daha sonra Phuket`e gitme fikrindan vazgectik acikcasi,Lanta`da keyfimiz gayet yerinde…Amcalarla vedalasma faslindan sonra yine Klapa Klum yollari gozuktu,cunku cocuklar orada olduklarini soylemislerdi. Bara gittigimizde Nehir ve Fevzi(Fez) isminde 2 Turk dalgic arkadasla daha tanistik. Onlar da birkac sezondur Lanta`da calisiyorlar.Onlar disinda Patrick isminda bir Avusturyali,Patricia isminde Isvicreli bir dalgic hatun ve Emre`nin umutsuzca yazdigi ve basinin etini yedigi Ingiliz hatun da vardi. O gece tanistigimiz baska bir sey daha vardi. BUCKETT.Daha once insanlari icerken gormus ama ne oldugunu anlamamistik. Efendim ufak bir plastik kova alinir,icine bolca buz,bir sise redbull,bir sise cola ve tercihen Rom(ya da viski) atilir. Icine 6-7 tane pipet konularak servis edilir (250 baht) Buckett ayni zamanda bir sosyallesme aracidir.Herkes birbirine buckettindan ikram eder ve mutlaka birkac kisi ayni anda icmelidir.Cok tatli ve kolay icimlidir,kafasi guzeldir ve ertesi gun bas agrisi ya da aksamdan kalmalik yaratmaz. Lanta`da buckett icilir!

Ilerleyen gunlerde kendi motorumuzu kiraliyoruz(250 baht gunluk) Motorla adayi bastan basa kesfediyoruz.Adanin sag tarafinda 9-10 tane ayri kumsal var ama tartismasiz en guseli ve en hareketlisi Long Beach…Ama her an sizin istediginiz kadar sakin ve romantik her an da partileyebileceginiz kadar hareketli bir ortam…
Burası ilk kaldığımız yerin restoranı; Thai Cat. Noodleları harika! Favori içeceğim "Karpuz Shake" ve arkada amcamların katamaranı.



Daha once internetten arastirdigim diger beachlerdeki bungalovlara bakiyoruz.Ya anlamsizca pahalilar, denizleri super dandik ve kayalik ya da cok uzaklar.Boylece Long Beach`den ayrilmamaya karar veriyoruz. Long Beach`de Ld Bongalows, Somewhere Else ve Blue Sky onerebilecegim bungalovlar arasinda ama digerleri de gayet guzel. Long Beach`den bir sonraki beach olan Klong Khong Beach`deki Where Else`in bungalovlari gorulmeye deger,ufak bir yerli koyu gorunumunde ve hepsi ayri ayri kisisellestirilmis fakat deniz cok fazla kayalik,denize girilemeyecek derecede ve cok buyuk bir gelgit oluyor…Envai cesit milletten kanka,manita yapayim,hepsi birarada olsun,yemisim denizi diyorsaniz dusunulebilir tabi ama Klong Khong bizi acmadi…Ayni sahilde bulunan Fishermans Cottage da hos bir yer,gerekirse scooter kiralanip denize baska sahillerden girilebilir ama ne gerek var diy mi yani? Bungalovdan cikip denize atlamak varken…Adanin en ucundaki National Park`a motorla gidilebilir,en ucta bulunan deniz fenerinin onunda fotograf cektirmek olmazsa olmaz birseydir.


Adanin sol tarafinda ise Lanta Old town adi verilen eski kasaba ve Sea Gypsea Village gorulebilir.Sol taraf daha az turistik ve Police Station, hastane ve koylerin bulundugu bir bolge. Lanta`nin da nufusu cogunlukla musluman. Burasi Phuket gibi cok da turizm merkezi haline donusmemis ve bozulmamis bir yer. Yine de ozellikle Iskandinavlar tarafindan tercih ediliyor. Hatta Isveclilerin adada tam 3 tane okulu var. Emlak sektoru giderek gelisiyor, luks villalar yapilip satiliyor.Pek cok dalis okulu var,dalis icin ozellikle gelen bir dolu insan var. Elini sallasan dive master, diving instructor…
Ayrica mangrove forest turu,fille gezinti,trekking,magara turlari,balik tutma turlari ve maymun okulu gosterilerini izleme gibi aktivitelerde bulunulabilinir.
23.12.07-Ilerleyen gunlerde ufak bir Turk kolonisine donustuk, su anda adada 8 Turkuz. Super egleniyoruz. Her gun birsekilde toplanip yiyip icip partilere akiyoruz. Her gun farkli barlarda partiler duzenleniyor, bunlarin 1-2 tanesi ozellikle cok populer, her tarafa flyerlar dagitiliyor, herkes o gece orada toplaniyor. Kaldigimiz bungalovdan ayrilip Coco Resort`a,Tolgalarin yan bungalovuna tasindik.

Burasi cok daha buyuk ve rahat bir bungalov.Onunde kocaman bir verandasi var ve buzdolabimiz da var. Etrafta dogru durust komsu da yok.

Lanta'da Türk kahvaltısı :)

Coco Resort;yan bungalovda Tolga ve Emre kalıyor...

Cocuklarda ocak da oldugu icin sabahlari kahvaltilarimizi da kendimiz hazirliyoruz. Peynir, ispanyol zeytini, zeytin yagi, tereyag bulmayi basardik. Eh cocuklarin hala bir miktar sucuk, pastirma, kavurma stogu var, bakeryden de ekmek alip cay demleyerek adam gibi kahvalti ediyoruz artik… 2 Gece Nehir`in evde mangal partisi yaptik, karides guvec,balik,kalamar, yaninda da raki ve Orhan Baba!Boyle de surreal bir ortam, yani biri Taylandda bunlari yapicaksin dese inanmazdim :)


Kurban Bayraminda da bizim bungalovlarin arasina elektrik hatti cektik, 3-5 masayi birlestirdik ama balik;karides vs olayini o kadar abartmisiz ki cagirdigimiz onca kisiye ragmen yemeklerin bir kismini bakkala,bir kismini tuktukculara, bir kismini da Funky Fish Restoranin sahibi olan ev sahibimize yolladik. Kurban eti degil ama idare edin artik :p Bu arada kadroda bizim cocuklar,biz ve Isvicreli Marina sabit( cocuklar neredeyse evlat edinecekler ama cok tatli bir kiz), arada Berlin'de yaşayan Arzu ve eşi Tom'da bize katılıyor ve bir de mutemadiyen degisen international bir kitle var… Ki bunlarin da cogu envai cesit milletten hatun… :p Marina`ya Turkce ogrettik hatta cogu zaman yabanci oldugunu unutup Turkce konusuyorum…

Lanta ekibi; Emre, Fez, Nehir, Marina ve Tolga :) Özlediik siziii!


Türkleştirebildiklerimizden misiniz?

Aksamustleri saat 5 gibi voleybol saati…Ay kesinlikle kacirmiyor. Oyun arkadaslarinin bir kismi Ladyboy ustelik… Travesti ya da burada `chicks with dicks` diye tabir edilen bu arkadaslardan her yerde bolca mavcut ustelik olmasi gerektigi gibi halktan gayet kabul goruyor ve her turlu iste calisabiliyorlar. Bazilari inanilmaz guzel ve ayirt etmeniz bazen gercekten cok zor.

Lanta'nın meşhur günbatımları...

Adada poi ve ates dansi cok populer.Neredeyse her barda ates dansi gosterileri yapiliyor ve son derece profesyoneller. Hatta bir gece Lanta ates dansi yarismasi vardi ve muhtesemdi. Daha sonra videolarini ekleyebilirim.

Thai masaj dogru kisiye yaptirirsaniz muhtesem birsey.250 baht odeyerek 1 saat boyunca masaj yaptiriyorsunuz. Ayak parmklarinizdan baslayarak sac derinize kadar yoguruyorlar sizi J Ilk yaptirdigimda bana tifil bi kizcagiz denk geldi ve hicbirsey anlamadim ama sonra yasli bi teyzeye yaptirdim ve gercekten muthisti. Ayrica herbal masaj ya da cesitli yaglarla masaj yaptirabilirsiniz.
2 Gun once 4 Islands turuna gittik, bol bol snorkelling yaptik, cok keyifliydi. Etrafimizda yuzlerce rengarenk balik vardi, palyaco baligi bile gordum hihih J Ko Chuck, Ko Kradan, Ko Muk ve Ko Ngai`yi gorduk.Ko Muk yakinlarindaki Emerald Cave gercekten ilgincti. Bir magara girisi var, icinden 80 metre kadar yuzerek ilerliyorsunuz. Icerisi bir sure sonra tamamen karanliklasiyor, tam tirsmaya basliyorsunuz ki tunelin ucundan bir isik gorunuyor ve bir anda kendinizi sakli bir cennette buluyorsunuz. Her tarafi sarp kayaliklarla cevrili minicik bir kumsal, hic beklemediginiz bir guzellik… Eskiden korsanlar topladiklari hazineleri getirip burada saklarlarmis…
Yarin Ay DSD dalisi yapacak Emre ile.(Normalde 5500 baht ama 4200`e ayarladik) Su an burada 4 tane babalar gibi Turk Diving Instructor var, dolayisiyla buralara dalis icin gelmeyi dusunen varsa benimle irtibata gecip onlara ulasabilir. Dalis benim ilgimi cekmediginden ve yeterince snorkelling yaptigimdan ben katilmayi tercih etmedim onlara… Ben de Thai Cooking kursuna yazildim.(1000 baht)5 Cesit Thai yemegi yapmayi ogrenecegim.Fiyuuu! Cok heyecanli!Belki daha sonra buraya da yazarim tarifleri…
Long beach'de ölü balon balığı

Buradaki son 4 gunumuz. Oysa hic donmeyi istemiyoruz. 27`sinde buradan Krabi`ye, oradan Trang`a, Trang`dan da Bangkok`a gececegiz. 2 Gece de Bangkok`da kaldiktan sonra 31 Aralik gunu Istanbul`a varip arkadaslarimizin yilbasi partisine katilacagiz. Simdilik bu kadar. Sunthing Tayland`dan bildirdi. Fotograf ve videolar daha sonra eklenecek.Belki yine bir ara yazarim. Esenlikler. Stop.